MEZHEPLER VE DiNiMiZ

vakia
esariler
mutezile
havaric
maturidiyye
sufiler
si`a (el isna asariye)
bahaiyye
ibadiyye
durziler
hristiyanlar
tansir cemaati
istisrak
baticilik
laiklik
masonluk
siyonistlik
yahudilik
islam tarihi
tevhidin manasi ve kisimlari
islam-iman ve rukunleri
kuran meali
bakara,beled,beyyine,buruc meali
casiye,cin,cuma meali
duha,duhan meali
enfal,en`am,enbiya meali
fatir,fatiha.fecr,felak
fetih,fil,furkan,fussilet
gasiye meali
hac,hadid,hakka,hasr,hicr
hucurat,hud,humeze meali
brahim ihlas ikra infitar insan
insikak insirah isra
kadir kaf kafirun kalem kamer
karia kasas kehf kevser
kiyamet kureys
leyl lokman
maide
maun mearic
muhammed
mutaffifin
mucadele muddesir
mulk mumin
muminin mumtehine
murselat muzzemmil
nahl nas nasr
naziat nebe necm
nisa nuh nur
rad rahman rum
sad saff saffat
sebe secde
sems suara sura
taha tahrim talak
tebbet tegabun tekasur
tekvir tevbe tin
tur
vakia
ameli mezheplerimiz

VAKIA SURESI
Tefsir İçin Ayet Numaralarını Tıklayınız
Mekke'de nazil olmuştur. 96 âyettir.Adını ilk âyetinde geçen ve kıyamet olayını ifade eden "vâkıa" kelimesinden almıştır.
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
l.Kıyamet koptuğu zaman,  2.Ki onun oluşunu yalanlayacak hiçbir kimse yoktur;  3.O, alçaltıcı, yükselticidir.  4.Yer şiddetle sarsıldığı,  5.Dağlar parçalandığı, 6.Dağılıp toz duman haline geldiği, 7 Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman,  8.Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere!  9.Soldakiler, ne bahtsızdırlar onlar!  10.(Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler.  11.İşte bunlar, en yakın olanlardır,  12.Naîm cennetlerinde . 13.Çoğu önceki ümmetlerden,
14.Birazı da sonrakilerdendir.  15.Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler,  16.Onların üzerlerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar. 17.Çevrelerinde,ölümsüz gençler dolaşır;  18.Maîn çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve  kadehlerle.  19.Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.  20.Beğendikleri meyveler, 21.Canlarının çektiği kuş etleri,  22.İri gözlü hûriler,  23.Saklı inciler gibi.  24.Yaptıklarına karşılık olarak (verilir). 25.Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.  26.Söylenen, yalnızca "selâm, selâm" dır.
27.Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere!  28.Düzgün kiraz ağacı,  29.Meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları,  30.Uzamış gölgeler,  31.Çağlayarak akan sular,  32.Sayısız meyveler içindedirler;  33.Tükenmeyen ve yasaklanmayan.  34.Ve kabartılmış döşekler üstündedirler.  35.Gerçekten biz hûrileri apayrı biçimde yeni yarattık.  36.Onları, bâkireler kıldık.  37.Eşlerine düşkün ve yaşıt.  38.Bütün bunlar sağdakiler içindir.  39.Bunların birçoğu önceki ümmetlerdendir. 40.Birçoğu da sonrakilerdendir. 41.Soldakiler; ne yazık o soldakilere!  42.İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde, 43.Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;
44.Serin ve hoş olmayan.  45.Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı. 46.Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.  47.Ve diyorlardı ki: Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?  48.Önceki atalarımız da mı?  49.De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler,  50.Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!  51.Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!  52.Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.  53.Karınlarınızı ondan dolduracaksınız. 
54.Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz. 55.Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz. 56.İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur!  57.Sizi biz yarattık. Tasdik etmeniz gerekmez mi?  58.Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir?  59.Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?  60.Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.  61.Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir  âlemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik).  62 .Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?  63.Şimdi bana, ektiğinizi haber verin.
64.Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?  65.Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.  66."Doğrusu borç altına girdik.  67.Dahadoğrusu, biz yoksul kaldık" (derdiniz).  68.Ya içtiğiniz suya ne dersiniz? 69.Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? 70.Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?  71.Söyleyin şimdi bana, tutuşturmakta olduğunuz ateşi,  72.Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?  73.Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. 
74.Öyleyse ulu Rabbinin adını tesbih et.  75.Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki,  76.Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir.  77.Şüphesiz bu, değerli bir Kur'an'dır,  78.Korunmuş bir kitaptır.  79.Ona ancak temizlenenler dokunabilir. 80.O, âlemlerin Rabbinden indirilmiştir. 81.Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?  82.Allah'ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz?  83.Hele can boğaza dayandığı zaman,  84.O vakit siz bakar durursunuz.  85.(O anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
86.Madem ki ceza görmeyecekmişsiniz,  87.Onu (canı) geri çevirsenize, şayet iddianızda doğru  iseniz!  88.Fakat (ölen kişi Allah'a) yakın olanlardan ise,  89.Ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.  90. Eğer o sağdakilerden ise,  91. "Ey sağdaki! Sana selam olsun!"  92. Ama yalanlayıcı sapıklardan ise,  93. İşte ona da kaynar sudan  bir ziyafet vardır!  94.Ve (onun sonu) cehenneme atılmaktır.  95.Şüphesiz ki bu, kesin gerçektir.  96.Öyleyse ulu Rabbinin adını tenzih ile an.

hidayet akinci
00 20 12 472 14 93 akinci70@yahoo.com