MEZHEPLER VE DiNiMiZ

tebbet tegabun tekasur
esariler
mutezile
havaric
maturidiyye
sufiler
si`a (el isna asariye)
bahaiyye
ibadiyye
durziler
hristiyanlar
tansir cemaati
istisrak
baticilik
laiklik
masonluk
siyonistlik
yahudilik
islam tarihi
tevhidin manasi ve kisimlari
islam-iman ve rukunleri
kuran meali
bakara,beled,beyyine,buruc meali
casiye,cin,cuma meali
duha,duhan meali
enfal,en`am,enbiya meali
fatir,fatiha.fecr,felak
fetih,fil,furkan,fussilet
gasiye meali
hac,hadid,hakka,hasr,hicr
hucurat,hud,humeze meali
brahim ihlas ikra infitar insan
insikak insirah isra
kadir kaf kafirun kalem kamer
karia kasas kehf kevser
kiyamet kureys
leyl lokman
maide
maun mearic
muhammed
mutaffifin
mucadele muddesir
mulk mumin
muminin mumtehine
murselat muzzemmil
nahl nas nasr
naziat nebe necm
nisa nuh nur
rad rahman rum
sad saff saffat
sebe secde
sems suara sura
taha tahrim talak
tebbet tegabun tekasur
tekvir tevbe tin
tur
vakia
ameli mezheplerimiz

Tebbet Suresi
Tefsir İçin Ayet Numaralarına Tıklayınız
Mekke'de nazil olmuştur. 5 ayettir. Tebbet, "kurusun" manasına bedduadır. Ebu Leheb hakkında inmiştir.
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
Bismillâhirrahmânirrahîm

 1. Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da. 
 2. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. 
 3. O, alevli bir ateşte yanacak. 
 4. Odun taşıyıcı olarak karısı da (ateşe girecek). 
 5. Ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde.

Tegabun Suresi
Tefsir İçin Ayet Numaralarını Tıklayınız
Medine'de nazil olmuştur. 18 âyettir. Adını, dokuzuncu âyette geçen ve aldanma, kâr-zarar manasına gelen "tegâbün" kelimesinden alır.
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
1. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd  O'nadır. O her şeye kadirdir. 
2. Sizi yaratan O'dur. Böyle iken kiminiz kâfir, kiminiz  mümindir. Allah yaptıklarınızı görendir. 
3. Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizişekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır. 
4. Göklerde ve yerde olanları bilir. Gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı da bilir. Allah kalplerde olanı bilendir. 
5. Daha önce inkâr edenlerin haberi size ulaşmadı mı? İşte onlar (dünyada) yaptıklarının cezasını tattılar. Onlar için acı bir azap da vardır. 
6. (O azabın sebebi) şu ki, onlara peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi, fakat onlar: Bir beşer mi bizi doğru yola götürecekmiş? dediler, inkâr ettiler ve yüz çevirdiler. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, hamde  lâyıktır. 
7. İnkâr edenler, kesinlikle diriltilmeyeceklerini ileri sürdüler. De ki: Hayır! Rabbime andolsun ki mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır.
8. Onun için Allah'a, Peygamberine ve indirdiğimiz o nûra (Kur'an'a) inanın. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. 
9. Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanır ve  yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu (ve benzerlerini), içinde ebedî   kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur. 
10. İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası! 
11. Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir. 
12. Allah'a itaat edin, Peygamber'ede itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır. 
13. Allah; O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
14. Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, kusurlarını örterseniz, bilin ki, Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. 
15. Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır: Büyük mükâfat ise Allah'ın yanındadır. 
16. O halde gücünüz yettiğince Allah'a isyandan kaçının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir. 
17. Eğer Allah'a (rızası uğruna) ödünç verirseniz, Allah onu sizin için kat  kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah çok mükâfat verendir, ceza vermekte acele  etmeyendir. 
18. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.

 

Tekasur Suresi
Tefsire Ulaşmak İçin Ayet Numaralarını Tıklayınız
Mekke'de nazil olmuştur. 8 ayettir. Tekâsür, çokluk yarışı ve çoklukla övünmek demektir. Cahiliye Arapları, mal, evlat, ve akrabalarının çokluğunu bir gurur ve şeref sebebi sayarlar, hatta bu hususta yaşayanlarla yetinmeyip kabilelerinin üstünlüğünü geçmişleriyle de isbat etmek için kabirlere gider, ölmüş akrabalarının çokluğuyla övünürlerdi. Sûrede onların bu tututmu eleştirilmekte ve gerçek üstünlüğün ahirette ortaya çıkacağı belirtilmektedir.

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
1. Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki, 
2. Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz. 
3. Hayır! Yakında bileceksiniz! 
4. Elbette yakında bileceksiniz!
5. Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, 
6. Mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. 

7. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. 
8. Nihayet o gün nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.

 

 

hidayet akinci
00 20 12 472 14 93 akinci70@yahoo.com