MEZHEPLER VE DiNiMiZ

murselat muzzemmil
esariler
mutezile
havaric
maturidiyye
sufiler
si`a (el isna asariye)
bahaiyye
ibadiyye
durziler
hristiyanlar
tansir cemaati
istisrak
baticilik
laiklik
masonluk
siyonistlik
yahudilik
islam tarihi
tevhidin manasi ve kisimlari
islam-iman ve rukunleri
kuran meali
bakara,beled,beyyine,buruc meali
casiye,cin,cuma meali
duha,duhan meali
enfal,en`am,enbiya meali
fatir,fatiha.fecr,felak
fetih,fil,furkan,fussilet
gasiye meali
hac,hadid,hakka,hasr,hicr
hucurat,hud,humeze meali
brahim ihlas ikra infitar insan
insikak insirah isra
kadir kaf kafirun kalem kamer
karia kasas kehf kevser
kiyamet kureys
leyl lokman
maide
maun mearic
muhammed
mutaffifin
mucadele muddesir
mulk mumin
muminin mumtehine
murselat muzzemmil
nahl nas nasr
naziat nebe necm
nisa nuh nur
rad rahman rum
sad saff saffat
sebe secde
sems suara sura
taha tahrim talak
tebbet tegabun tekasur
tekvir tevbe tin
tur
vakia
ameli mezheplerimiz

Murselat Suresi
Tefsir İçin Ayet Numaralarını Tıklayınız
Mekke'de nazil olmuştur. 50 âyettir. "Gönderilenler" anlamına  gelen "el-mürselât" kelimesi ile başladığı için bu adı almıştır. Müfessirler, "gönderilenler"den maksadın, âlemin idaresi ile görevli bir kısım melekler veya rüzgarlar, yahut peygamberler, yahut da Kur'an âyetleri olabileceğini belirtmişlerdir
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
1.Yemin olsun, (iyiliklerle) birbiri peşinden gönderilenlere;  2.Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;  3.(Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara;  4.(Hak ile batılı) birbirinden iyice ayıranlara;  5.Öğüt telkin edenlere;  6.(Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için.  7.Bilin ki size vadolunan şey gerçekleşecek! 8.Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,  9.Gökkubbe yarıldığı zaman,  10.Dağlar  ufalanıp savrulduğu zaman ,  11.Peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti  tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur). 12.(Bu alâmetler) hangi vakte ertelenmiştir?  13.Ayırım gününe.  14.Ayırım gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin! 
15.gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanların vay haline!  16.Biz, (bunlar gibi inkârcı olan) öncekileri helâk etmedik mi?  17.Sonra arkadakileri de onların ardına takacağız. 18.İşte biz suçlulara böyle yaparız!  19.O gün, yalan sayanların vay haline! 20.Biz sizi dayanıksız bir sudan yaratmadık mı?  21.İşte o suyu, sağlam bir yere yerleştirdik. 22.Belli bir süreye kadar.  23.Biz buna güç yetirmişizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür!  24.O gün  yalan sayanların vayhaline!  25.Biz, yeryüzünü toplanma yeri yapmadık mı?  26.Dirilere ve ölülere.  27.Yeryüzünde haşmetli dağlar yarattık,  sizlere tatlı sular içirdik. 28.O gün, yalan sayanların vay haline! 
29.(İnkârcılara o gün şöyle denilir:) yalan sayageldiğiniz azaba doğru gidin!  30.Üç kola ayrılmış,bir gölgeğe gidin.  31.Ki ne gölgelendiren ne de alevden koruyandır.  32.O, saray gibi kocaman kıvılcım saçar.  33.Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir.  34.O gün,yalan sayanların vay haline!  35.Bu, (kâfirlerin) konuşamayacağı bir gündür.  36.Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini  beyan etsinler.  37.O gün,  yalan sayanların vay haline!  38.Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik.  39.(Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi!  40.O gün, yalan sayanların vay haline! 
41.Şüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pınar başlarında,  42.Canlarının çektiği çeşit çeşit meyveler arasındadırlar. 43.(Kendilerine:) "İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfiyetle yeyin  için" (denir).  44.İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.  45.O gün,yalan sayanların vay haline!  46.(Ey inkârcılar!) Yeyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz!  47.O gün, yalan sayanların vay haline!  48.Onlar, kendilerine: "Allah'ın huzurunda eğilin!" denildiği vakit eğilmezler:  49.O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!  50.Onlar artık bundan (Kur'an' dan) sonra hangi söze inanacaklar?

Muzemmil Suresi
Tefsir İçin Ayet Numaralarını Tıklayınız
Mekke'de nazil olmuştur. 10, 11 ve 20. âyetlerin Medine'de nazil olduğu rivayete edilmiştir. 20 âyettir. Sûre, adını, ilk âyetindeki "emüzzemil" kelimesinden almıştır. "Müzemmil örtünüp bürünen demektir.
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
1-4. Ey örtünüp bürünen!  Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.  5.Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz. 6.Şüphesiz, gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir. 7.Çünkü gündüz, seni uzun uzun alıkoyacak işler vardır. 8.Rabbinin adını an; herşeyi bırakıp yalnız O'na yönel,  9.O, doğunun ve batının Rabbidir; O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse O'nu vekil tut. 
10.Putperestlerin söylediklerine sabret, yanlarindan güzellikle ayrıl. 11.Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları Bana bırak; onlara az bir mehil ver. 12-13.Şüphesiz katımızda onlar icin ağır boyunduruklar, cehennem, boğazı tıkayan bir yiyecek ve can yakan azap vardır. 14.Kıyametin koptuğu gün, yeryüzü ve dağlar sarsılır; dağar, yumuşak kum yığını haline gelir.  15.Firavun'a bir peygamber gonderdigimiz gibi, size de, hakkınızda şahidlik edecek bir peygamber  gönderdik
16.Ama Firavun o peygambere karşı gelmişti de onu cok ağır bir şekilde tutup cezalandırmıştık. 17.Eğer inkar ederseniz, gençleri ihtiyarlatan günden nasıl korunursunuz? 18.O günün şiddetiyle gök bile parçalanır. O'nun sözü  yerine gelir.  19.Doğrusu bu anlatılanlar birer öğüttür. Dileyen kimse, Rabbine doğru giden bir yol tutar. 
20.Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir. 

hidayet akinci
00 20 12 472 14 93 akinci70@yahoo.com