MEZHEPLER VE DiNiMiZ

mucadele muddesir
esariler
mutezile
havaric
maturidiyye
sufiler
si`a (el isna asariye)
bahaiyye
ibadiyye
durziler
hristiyanlar
tansir cemaati
istisrak
baticilik
laiklik
masonluk
siyonistlik
yahudilik
islam tarihi
tevhidin manasi ve kisimlari
islam-iman ve rukunleri
kuran meali
bakara,beled,beyyine,buruc meali
casiye,cin,cuma meali
duha,duhan meali
enfal,en`am,enbiya meali
fatir,fatiha.fecr,felak
fetih,fil,furkan,fussilet
gasiye meali
hac,hadid,hakka,hasr,hicr
hucurat,hud,humeze meali
brahim ihlas ikra infitar insan
insikak insirah isra
kadir kaf kafirun kalem kamer
karia kasas kehf kevser
kiyamet kureys
leyl lokman
maide
maun mearic
muhammed
mutaffifin
mucadele muddesir
mulk mumin
muminin mumtehine
murselat muzzemmil
nahl nas nasr
naziat nebe necm
nisa nuh nur
rad rahman rum
sad saff saffat
sebe secde
sems suara sura
taha tahrim talak
tebbet tegabun tekasur
tekvir tevbe tin
tur
vakia
ameli mezheplerimiz

Mucadele Suresi
Tefsir İçin Ayet Numaralarını Tıklayınız
Medine'de inmiştir. 22 âyettir. Adını, ilk âyetinde geçen "tücâdilü" kelimesinden alır.

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm 
 Bismillâhirrahmânirrahîm
1.Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, bilendir. 2.İçinizden zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar çirkin bir laf ve yalan söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır. 
3.Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi  hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.  4.(Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu  (hafifletme), Allah'a ve Resûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır. 5.Allah'a ve Resûlüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Biz apaçık âyetler indirmişizdir. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır. 
6.O gün Allah onların hepsini diriltecek ve yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah onları bir bir saymıştır. Onlar ise unutmuşlardır. Allah her şeye şahittir.  7.Göklerde ve yerde olanları Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O'dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir.  Doğrusu Allah, her şeyi bilendir. 
8.Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. Kendi içlerinden de: Bu  söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi? derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü dönüş yeridir orası!  9.Ey  iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı, düşmanlığı ve  Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvâyı konuşun. Huzuruna  toplanacağınız Allah'tan korkun.  10.Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu, iman  edenleri üzmek içindir. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah'a dayanıp güvensinler. 
11.Ey iman edenler! Size "Meclislerde yer açın" denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size "Kalkın" denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri  derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.  12.Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet bir şey  bulamazsanız, bilin ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. 
13.Gizli bir şey  konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve  Allah da sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin Allah'a ve Resûlüne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.  14.Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.  15.Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey çok kötüdür!  16.Onlar yeminlerini kalkan yapıp  Allah'ın yolundan alıkoydular. Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır. 
17.Onların malları da oğulları da Allah'a karşı kendilerine bir fayda vermez. Onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır. 18.O gün Allah onların hepsini yeniden diriltecek, onlar da dünyada size yemin ettikleri gibi, O'na yemin edeceklerdir. Kendilerinin bir şey (hakikat) üzerinde olduklarını sanırlar. İyi bilin ki onlar gerçekten yalancıdırlar.  19.Şeytan onları etkisi altına aldı da kendilerine Allah'ı anmayı unutturdu. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki şeytanın  yandaşları hep kayıptadırlar. 20.Allah'a ve Peygamberine düşman olanlar, işte onlar en aşağıların arasındadırlar.  21.Allah: Elbette ben ve elçilerim galip  geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir. 
22.Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah'a ve Resûlüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onlarınkalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları  içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, kurtuluşa erecekler de sadece Allah'ın tarafında olanlardır.

Muddesir Suresi
Tefsir İçin Ayet Numaralarını Tıklayınız
Mekke'de nâzil olmuştur. 56 âyettir. Sûre adını ilk âyetindeki "el-müddesir" kelimesinden almıştır. "Müddesir" örtüsüne bürünen, sarınan demektir.
Hz. Peygamber'e hitap eden ilk âyet, Müüzzemil sûresinden önce nâzil olmuştur. Müzzemil sûresinin 1.âyetindeki açıklamaya bakınız.

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm 
 Bismillâhirrahmânirrahîm
1.Ey bürünüp sarınan!  2.Kalk, ve uyar. 3.Sadece Rabbini büyük tanı. 4.Elbiseni tertemiz tut. 5.Kötü şeyleri terket. 6.Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.  7.Rabbinin rızasına ermek için sabret. 8.O Sûr'a üfürüldüğü zaman var ya, 9.İşte o gün zorlu bir gündür. 10.Kâfirler için kolay değildir. 11.Tek olarak yarattığım, kimseyi bana bırak,  12.Kendisine geniş servet verdim,  13.Göz önünde duran oğullar (verdim),  14.Kendisine bir döşeyiş döşedim. 
15.Üstelik o daha da arttırmamı umuyor. 16.Asla! Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı alabildiğine inatçıdır. 17.Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım!  18.Zira o, düşündü taşındı, ölçtü biçti. 19.Canı çıkasıca, ne biçim ölçtü biçti!  20.Sonra, canı çıkasıca tekrar (ölçtü biçti); nasıl ölçtü biçtiyse!  21.Sonra baktı.  22.Sonra kaşlarını çattı, suratını astı. 23.En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi. 24."Bu (Kur'an) dedi, olsa olsa nakledilen bir sihirdir."  25.Bu, insan sözünden başka bir şey değil."  26.Ben onu sekara (cehenneme) sokacağım. 27.Sen biliyor musun sekar nedir?  28.Hem (bütün bedeni helâk eder, hiçbir şey) bırakmaz, hem (eski hale getirip tekrar azap etmekten) vazgeçmez o.  29.İnsanın derisini kavurur.  30.Üzerinde ondokuz (muhafız melek) vardır. 
31.Biz cehennemin işlerine bakmakla ancak melekleri  görevlendirmişizdir. Onların sayısını da inkârcılar için sadece bir imtihan (vesilesi) yaptık ki, böylelikle, kendilerine kitap verilenler iyiden iyiye öğrensin, iman edenlerin imanını arttırsın; hem kendilerine kitap verilenler hem müminler şüpheye düşmesinler, kalplerinde hastalık bulunanlar ve kâfirler de: "Allah bu misalle ne demek istemiştir ki?" desinler. İşte Allah böylece, dilediğini sapıklıkta bırakır,  dilediğini doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını, kendisinden başkası bilmez. Bu ise, insanlık için ancak bir öğüttür.  32.Hayır hayır (öğüt almazlar). Aya andolsun ki,  33.Dönüp gitmekte olan geceye,  34.Ağarmakta olan sabaha andolsun ki,  35.O (cehennem), büyük musibetlerden biridir.  36.İnsanlık için, uyarıcıdır. 
37.Sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyen kimseler için (uyarıcıdır). 38.Her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir; 39.Ancak sağdakiler başka. 40.Onlar cennetler  içinde sorarlar. 41.Günahkârların durumunu:  42."Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir?" diye 43.Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik, 44.Yoksulu doyurmuyorduk, 45.(Bâtıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk, 46.Ceza gününü de yalan sayıyorduk, 47.Sonunda bize ölüm geldi çattı. 48.Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez. 49.Böyle iken onlara ne oluyor ki, öğütten yüz çeviriyorlar? 
50.Kaçan yaban eşekleri gibi,  51.Âdeta arslandan ürkmüş. 52.Yok: onlardan her biri, kendisine, neşredilmiş sahifeler verilmesini istiyor. 53.Hayır! Aslında onlar ahiretten korkmuyorlar. 54.Asla! Bilsinler ki bu, gerçekten bir ikazdır! 55.Dileyen ondan öğüt alır. 56.Bununla beraber, Allah dilemeksizin onlar öğüt  alamazlar. Sakınılmaya lâyık olan da O'dur, mağfiret sahibi de O'dur.

hidayet akinci
00 20 12 472 14 93 akinci70@yahoo.com